Cumhuriyet Halk Partisi, Mayıs ayında sahaya ineceğini açıkladı. Belediye başkanlarına yapılan haksızlıkları, halkın iradesini yok sayan tutuklamaları halka anlatacak, gerçekleri aktaracak… Peki 81 ilde sahaya inecek olan Cumhuriyet Halk Partisi’ni sahada neler bekliyor, nelere dikkat etmeli?
Unutmamak lazım ki bu saha çalışmalarının asıl amacı gerçekleştirilen tutuklamaların, görevden uzaklaştırmaların doğru olduğunu düşünen veya kararsız olan seçmenleri ikna etmek. Bu ikna sürecinde ise en önemli nokta seçmene doğrudangerçekleri yüksek sesle anlatmaya çalışmak yerine seçmenin iletişimin merkezine alarak diyalog temelli, anlatmaktan ziyade dinleme odaklı bir süreç yönetmek olacaktır. Özellikle ekonomik anlamda ülkemizin geçtiği bu zor dönemde halk dinlemek değil konuşmak ve derdini anlatmak istiyor. Seçmenlerin çoğunun temel ihtiyaçlarını dahi gideremediğini sahada olanlar unutmamalı.
Kritik noktalardan birisi de seçmen ile kurulacak iletişim dili… İktidarı sert bir şekilde eleştiren, suçlayıcı, ötekileştiren söylemlerden kaçınılmalı. Özellikle Adalet ve Kalkınma Partisi seçmeninin ikna edilmesinin hedeflendiği bu çalışmalarda kullanılacak olan muhalefet dili hedef kitleyi kaçıracak, kutuplaşmayı artıracak ve iktidar seçmeninin oy verdiği partiye olan bağlılık düzeyini daha da yükseltecektir. Bu noktada izlenilmesi gereken yol somut örneklerle, yaşanan bu adaletsizlik süreci sonuçlarının vatandaş için yansımalarının neler olduğunu dertleşme duygusuyla sakince anlatılması olmalıdır. Özellikle bu tutuklamaların, görevden uzaklaştırmaların vatandaşın günlük hayatına ne gibi etkilerinin olduğunun aktarılabilmesi oldukça önemli olacaktır.
Peki Cumhuriyet Halk Partisi sahanın neresinde olacak? Birçok seçim döneminde gördük ki partiler güçlü oldukları illerde, ilçelerde, mahallelerde konumlanıyor. İl veya ilçe merkezlerinde mitingler yapıyor… Peki bu organizasyonlarda parti kime sesleniyor? Maalesef zaten bu sürece hakim, tutuklamalara karşı çıkan kendi seçmenine sesleniyor… Çünkü asıl hedef kitle bu organizasyonlara katılmıyor, bu organizasyonlara yer veren haber kanallarını izlemiyor. Cumhuriyet Halk Partisi bu süreçte iktidar seçmeninin bulunduğu lokasyonları, mekanları doğru belirlemeli ve gelecek tepkilerden korkmadan kendini açıklamak için bu bölgelere konumlanmalıdır. Kahvehane ziyaretleri, esnaf ziyaretleri, pazar ziyaretleri ve Cami çevreleri bu kampanyanın en kritik alanları olarak öne çıkıyor.
Bu kampanya sürecinin en önemli stratejisi, en güçlü siyasal pazarlama kavramlarından biri olan ağızdan ağza iletişim olacaktır. İktidar seçmenini Cumhuriyet Halk Partisi lehine ağızdan ağza iletişim sürecine sokabilmek tabi ki de çok zor ama imkansız değil… Güven ve samimiyetin kurulabileceği bir iletişim süreci ile ağızdan ağza iletişim kendiliğinden var olacaktır. Karşısındaki seçmenin kim olduğunu bilen, seçmenin sosyo kültürel özelliklerine hakim, hassasiyetlerinin ve yargılarının farkında, hedef kitlenin nelerden hoşlandığını, beklentisinin ne olduğu çok iyi bilmek zorunda…Yani hedef kitle analizi doğru yapılmalı. Burada ise devreye il ve ilçe teşkilatları giriyor. Başlayacak olan bu kampanya seçim ile birleşecek ve Cumhurbaşkanlığı seçimine doğrudan etki edecek. Tüm teşkilatlar kendi bölgelerinde bulunan iktidar seçmeni ile ilgili araştırmaları önden yapmalı ve saha ziyaretleri öncesinde gerekli bilgi aktarımını gerçekleştirmeliler.
Eray Adanır


