Davos Zirvesinin Düşündürdükleri

“NEREDEN GELİP NEREYE GİDİYORUZ?” 

Dünyanın egemenlerinin katıldığı Davos Zirvesi ya da resmi adıyla Dünya Ekonomik Forumu (World Economic Forum – WEF), her yıl İsviçre’nin Davos kasabasında düzenlenir. 

Bu yıl da 19 – 23 Ocak 2026 tarihlerinde düzenlenen Davos Zirvesi, son derece önemli tarihi konuşmalara tanıklık etti. 

Zirveye ABD Başkanı Trump’ın Danimarka toprağı sayılan Grönland üzerindeki hak iddiaları ve buna karşıAB ülkelerinin değerlendirmeleri ve giderek dünyanın önümüzdeki düzeninin ne olacağı öngörüleri ve değerlendirmeleri damga vurdu.    

Zirvede konuşma yapan AB üye ülke liderleri, AB-ABD ve AB-Çin ilişkileri hakkında ticaret, savunma, güvenlik vb konularına ilişkin değerlendirmelerini anlattılar. 

Benim için en ironik noktalardan biri, Belçika’nın “Muhafazakar”  Başbakanı Bart De Wever’in konuşmasında İtalya “Komünist” Partisi lideri Antonio Gramsci’nin sözlerine yaptığı atıftı. (Bunu dün profilimde “Canavarların Zamanı” başlığıyla paylaşmıştım.)    

Ama sermaye temsilcilerinden birinin “Kapitalizmin son büyük faciasına hazırlanın”  başlıklı konuşması, 

Fransa Cumhurbaşkanı’nın Çin’i Avrupa’ya yatırım yapmaya davet etmesi gibi, 

aslında her biri son derece stratejik meselelere işaret eden konuşmaları da not etmekte yarar var. 

Sonuçta 1945 sonrası kurulan dünya düzeni, 1991’de Sovyetler Birliği’nin yıkılmasıyla (yani bir tür oyundan çekilmesiyle) büyük ölçüde değişime uğramıştı. 

Şimdi ABD de oyundan (Amerika kıtasına) çekiliyor. Tabii daha ileri sıçramak için. 

“Eski”  yıkılıyor. ABD “yeni”‘nin kurulması için kendi (ekonomik, siyasal, askeri, coğrafi vb) pozisyonunu yeniden ayarlamaya çalışıyor. 

Çin

“Çin 5.000 yıldır burada. Tarihini büyük bölümünde ABD yoktu ve biz yine hayatta kaldık…. Ve önümüzdeki 5.000 yıl daha ayakta kalmayı bekliyoruz.”  ya da 

“Hiç bir ülkenin dünyanın hakimi (yargıcı) gibi davranmasını kabul edemeyiz.”  ya da 

“Dünyada orman kanunlarının geçerli olmasına izin veremeyiz.”  gibi söylemlerle meydan okudu.  

Tabii lafa gelince herkes herkese meydan okuyabilir. Ama herkes biliyor ki Çin, bu meydan okumayı gerçek kılacak kadar ekonomik, siyasal, askeri güce sahip. 

İzleyebildiğim kadarıyla Davos Zirvesi konuşmaları, Türkiye’de benim bu konuşmalara verdiğim ağırlıkta yer bulmadı. Bunda Suriye’deki son sürpriz gelişmelerin de etkisi olmalı.

Her neyse…

Sonuçta “Nereden Gelip, Nereye Gidiyoruz” sorusu bugünlerde sadece bireysel bir soru olmaktan çıkıp, güncel bir uluslararası soru haline geliyor. 

Böyle bir soruyu yıllar önce Nazım Hikmet de sormuştu. Ve yanıtını çok sevdiğim bir şiirle vermişti. 

Davos’ta konuşma yapamadığıma göre(!), çok şükür Facebook var, ben de Nazım’ın bu şiiri ile kendi “Davos konuşmamı”  yapayım dedim! 

Yani bu şiir, “aha benim Davos konuşmam”  diyebileceğim bir şiir!

“…

Ekmek hepimize yetmiyor

Kitap da yetmiyor

Ama keder

Dilediğin kadar!

….

Hürriyet hepimize yetmiyor.

Hürriyet hepimize yetebilir!

….

Kitap hepimize yetebilir!”

Vakti olan dostlarım, bu güzel şiiri aşağıda paylaştığım videodan dinleyebilir.

Belki de bu çok bilmiş politikacıların köküne kibrit suyu döküp(!), iktidarları -Nazım gibi- şairlere bırakmalı!

Av. Doğan Subaşı

Leave A Comment

At vero eos et accusamus et iusto odio digni goikussimos ducimus qui to bonfo blanditiis praese. Ntium voluum deleniti atque.

Melbourne, Australia
(Sat - Thursday)
(10am - 05 pm)